Haber Üstü Reklam Alanı

Yerli Malı Yurdun Malı

13.12.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır



Zaman çok çabuk geçiyor ve nasıl geçtiği de anlaşılmıyor. Çocukluğumuz da çok güzel günlerimiz olmuştur hepimizin. Hele hele ilkokul zamanlarımız da güzel güzel kutlamalarımız olurdu.

 Mesela YERLİ MALI HAFTASI olduğu zaman, bir önce ki haftanın sonunda öğretmenlerimiz haftaya yerli malı haftası kutlamaları yapacağız derdi ve o hafta gelirken herkes evlerinden okula gelirken Türkiye mizde yetişen ürünlerden (bu her şey olurdu) getirir ve bu haftanın önemini öğretmenlerimiz içimize kadar hissettirmek, yerli ürünlerimize karşı dikkat çektiriyorlardı. Bu hafta ile ilgili öğretmenlerimiz bizlere şiir verir ezberler ve sıra ile şiir alan arkadaşlarımız okurlardı ezberledikleri şiirlerini. Küçüklüğümüzden hem hoşumuza giderdi, hem de kendi mallarımıza, ürünlerimize karşı bakış açımız değişik oluyordu. Hatta yanlış hatırlamıyorsam slogan bile varı “ Yerli malı yurdun malı, herkes onu kullanmalı” diye. 

Bu slogan bile bizlere kendi öz mallarımızı almamızı ve kullanmamızı öğütlüyormuş. Tabii o zamanlar belki pek anlam veremiyorduk ama şimdilerde kıymetini daha iyi anlıyoruz. Anlıyoruz ama aynı duyguyu yaşaya biliyor muyuz acaba? Çünkü şimdilerde gençlerde büyük bir marka takıntısı ve o yabancı markalara karşı tutkuları ön plana çıkıyor. Bana göre halbuki aynı malın Türkiye de daha kalitelisi ve daha iyisi var ama markası Türk yaa bu yüzden bakış açısı değişik oluyor ne yazık ki. Belki arkadaş tepkisinden, belki de marka takıntısından dolayıdır. Yerli mallarına uzak kalmamızın sebeplerinden biri de siyasi otorite yüzünden dolayı da oluyor. Mesela başta da yazdığım gibi okullara eskisi gibi yerli malı haftası yapılmıyor. 

Tamam yapılıyordur da hemen bu hafta12-18 Aralık yerli malı haftası denip geçiliyor. Yani bizim zamanımızda ki gibi etkinlik haftası kutlamaları yapılmıyor, neden? Atalarımız ne demiş “ağaç yaşken eğilir” eee o zaman biz çocuklarımızı neden yerli malı kullandırmaya anaokulu ve ilkokuldan başlatmıyoruz. Başlatsak daha iyi olmaz mı diye düşünmeden edemiyorum. Bir ülkenin kalkınması için en önemli, en büyük unsur üretim değil midir? Üretimdir. Üreten ülkeler, ürettiklerini dış ülkelere pazarlarla ve bizde dışa bağımlılığı daha aza indirip, kendimizde yerli mallarını kullanıp, kullanmaya da teşvik edersek, bu coğrafya da söz sahibi olmaz mıyız?

 Ülkemizde ithal malların sayısı gün geçtikçe sayısı çoğaldıkça, hem esnafımız büyük ölçüde etkileniyor hem de gelişmekte olan ülkeler arasında yerimizi alamadığımız gibi uzaklaşmışta olmuyor muyuz? Dışa bağımlılığımız artıkça ülkemizde de birçok sorunda kendiliğinden ortaya çıkmış oluyor. Tam tersi olsa birçok iş imkanı da kendiliğinden doğmuş olabilecek. Tabi ki bunun içinde bir birimiz ile didişmek yerine bir araya gelip, daha iyisini nasıl yaparız diye el birliği yapmalıyız. Her halde istenirse, şu an belki virüsten dolayı olmasa da daha sonra her şey düzelip eskisi gibi olunca, belki yine YERLİ MALI HAFTASI gibi birçok etkinlikler anaokulu ve ilkokul düzeyinden başlatılıp ağacı yaşken eğebilir diye düşünüle bilinir. Ne bileyim hatta ve hatta eskisi gibi Köy Enstitüleri açılıp hem büyükşehirlere göçleri engelleye bilir hem de birçok işi başara bilen ve bu vesile ile de yerli mallarının önemi daha iyi kavrayabilecek yetenekli çocuklar, gençler ve insanlarda yetiştirmiş olabiliriz. 

Türk insanının isteyip te yapamayacağı bir şey olmayacağına inancım tam. Ellerine imkan, yanlarında olan siyasi otoriteler olsun. Sen, ben değil hep beraber biz oluğumuzu önce siyasiler kendilerinden başlayarak halkımızı da benimseterek bağdaştırabilinir. Bu sayede hep emin adımlar ile ilerleyebilir, en iyi şekilde üretmeyi bilir, yeniliklere de açık olmayı başarabiliriz. 

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Yorum yazmak için üye girişi yapınız! Üye Girişi

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Reklam Alanı