Haber Üstü Reklam Alanı

Bedelini Öde Eleştir

21.5.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır



Türkiye’de umuma açık alanlara genellikle bu dünyadan göçmüş, artık yaşamayan, yaşarken iz bırakan kişilerin adları veya bizim için çok büyük anlam içeren, ekmek gibi, su gibi hayati değeri olan isimler verilir. Geçtiğimiz günlerde Gaziemir’de açılışı gerçekleştirilen Deniz Gezmiş, Yusuf Arslan ve Hüseyin İnan park ve anıt açılışı gibi, önümüzdeki günlerde açılışı gerçekleştirilecek, artık cüppelerine çıt çıt konulacak, çay toplayan, uğruna dünyanın en uzun yürüyüşü yapılan ve hala bulunamayan Adalet Parkı gibi. 

99 yıl önce Gazeteci Yazar Hasan Tahsin’in Yunan askerlerine İzmir’den ilk kurşunu sıkarak şehit olması sonrası, bağımsız ve özgür gazetecilik yaparken katledilen, Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Abdi İpekçi, Metin Göktepe, Ahmet Taner Kışlalı gibi onlarca gazetecinin, ya devlet güçleri, yada kiralık katiller tarafından katledilerek şehit edilmesi, kapitalist dünya düzeni nedeniyle, ekonomik bağımsızlığını kazanamayan gazetecilerin, kaybettikleri özgürlüklerini anımsatırcasına adı konulan Özgür Düşünen Gazeteciler Parkı gibi.

Yıllardır Özgür Düşünen Gazeteciler ya bir bomba, ya kiralık katiller, yada Metin Göktepe gibi polis tarafından katledilip korku imparatorluğu yaratılıp özgür düşünceyi öldürmeyi başardılar. Gazeteciliğin temel noktası iktidarı övmek değil eleştirmektir. Fakat bu eleştiriyi bedelini ödersen, yapabilirsin. Yukarıda saydığımız onlarca gazeteci bedelini canlarını vererek öderken öldürülürken, yaşayan diğer gazete ve gazeteciler ekonomik özgürlükleri olmadığı için, iktidara göbekten bağlı oldukları için yaşarken katledilip, özgür düşünmenin, eleştirel bakış açısı sergilemenin köküne kibrit suyu ekerek yaşam mücadelesi vermeye başladı.

Bedelini canınla ödeyerek özgür düşüncenin simgesi haline gelen gazeteciler, bu dünyadan canlarını vererek göçerken, özgür düşüncenin bedelini ödemek o kadar kolay olmadı. Her gün biraz daha iktidarın yanlışlarını görmeyerek, şak şak yaparak, eleştirmek yerine dünyanın en güzel iktidarı sensin diyerek özgür düşünceden çok uzak, yalaka, yandaş medya olursan gel keyfim gel. Hele bir de gazetecilik diploman varsa, ee bir kaçta ödül almışsan, iktidarla her türlü ticari ilişkilere de girebilirsin demektir.

Koskocaman medya kuruluşları milyon dolarlarla, Ziraat Bankası’nın parasıyla el değiştirip, halkın gerçek haber alma özgürlüğünü satın alıyorsa, kısıtlıyorsa o ülkede, o ilde, o ilçede özgür düşünen gazete veya gazeteci bulmak, samanlıkta iğne aramayla eşdeğerdir. Artık o gazetecilerin gideceği bir mezarlığı var. Artık diploması olan veya olmayan yandaş, şak şakçı, ekonomik çıkar peşinde koşan, ödüllü, ödülsüz gazeteciler Gaziemir’e gelip eline iki bira alıp, Hasan Tahsinlerin, Uğur Mumcuların özgür düşüncenin bedelini canları ile ödeyenleri yad ederken, özgürlüğünü bedel alarak ödeyen gazeteciler ise hazırladıkları slaytları orada izleyip, köşe yazılarını yazabilecekleri, haberlerini girebilecekleri bir parkımız var artık !

 ‘Özgür Düşünen Gazeteciler Parkı’ ruhuna elfatiha……

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Yorum yazmak için üye girişi yapınız! Üye Girişi

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Reklam Alanı