Haber Üstü Reklam Alanı

PROTO KOLOS

21.6.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır



Kendimi bildim bileli sınıf mücadelesi vermişimdir,

Her bireyin eşit haklara sahip olduğunu,  kimsenin kimseden üstün olmadığını,

7’sinde de 70’indede herkes aynı davranılması gerektiğini hep savunmuşumdur,

Nitekim bu günlerde Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı Kemal KILIÇDAROĞLU’da İşte bu eşitliği savunmak için, her bireyin aynı hakka sahip olması gerektiğini vurgulamak için, bu hakların yasalarca da belirtilmiş olmasını ama uygulama aşamasında adamına göre muamele yapılmaması gerektiğini savunmak için Türk siyaset tarihinin görüp görebileceği bir siyasi partinin genel başkanı tarafından  gerçekleştirilen en uzun soluklu eylemine tanıklık ediyoruz.  

Türkiye deki adalet sistemine karşı duyulan rahatsızlığı dile getirmek, her birey için hak, hukuk ve adaletin aynı olmasını savunmak için Ankara’dan İstanbul’a 15-20 gün sürecek  ‘’ADALET’’ yürüyüşü eylemini gerçekleştiriyor,

Bence yerinde ve doğru bir eylem olmasının yanında ramazan ayına denk gelmesi şahsım adına şanssızlık olarak nitelendiriyorum, benim gibi oruç tutan kişilerin sıcak havada saatlerce yürümesi zor olduğundan eyleme destek verememek üzüyor aslında beni,

*

Esas konumuza gelmeden bu eylemde dikkatinizi çekmek istediğim başka bir konu var,

Kemal KILIÇDAROĞLU’nun her günün sonunda mola verdiği yerlerde vatandaşlarımızın evlerine misafir oluyor, 

Sosyal statüsünden arınarak, genel başkan kimliğinden sıyrılarak, her bireyin eşit olduğunu vurgularcasına yer sofrasında vatandaşlar/yurttaşlar ile yemek yiyor, sohbet ediyor, dertlerini dinliyor, ikimizde eşitiz, ikimizde aynıyız, birbirimizden ne fazlamız ne de eksiğimiz var mesajını veriyor,

Aslında bu durum tamda konumun ana temasını oluşturuyor,

*

Gelelim esas konumuza,

Geçen sene ramazan ayında başımdan geçen bir durumu anlatmak istiyorum,

Gaziemir belediyesinin her ramazan ayında olduğu gibi geçen ramazan ayında da düzenlediği Abdullah arda meydanında ki son iftar yemeğine ( her sene giderek azalan bir şekilde, geçen sene 16 mahallede verilen yemekler, bu sene 4 mahalleye düştü, yakında tamamen kalkmasından korkuyorum) istemeyerek de olsa katılmak zorunda kaldım,

İstemeyerek diyorum çünkü, belediye tarafından düzenlenen iftar yemeklerinin ihtiyaç sahiplerine yapıldığını bildiğimden başka bir kişinin hakkını da yemek istemiyordum, fakat işlerim dolayısıyla o saatte gaziemir meydan yakınındaydım ve oruçluydum, cebimde yeterli param da yoktu, açlığımın da verdiği tepki ile kendimi meydana attım

İftar saatine de 2-3 dk bir şey kalmıştı,

Meydan da  3 taraftan tabldot şeklinde yemek servisi yapılıyordu, 

2 taraftan halk gidip kendisi sıraya girerek alırken, 1 tarafta ise sadece protokol’e hizmet ediliyordu,

Ben halk tarafında sıraya girmiş beklerken belediyeden arkadaşlarımın, -abi sen otur biz sana getirelim- ısrarına dayanamayıp mecburen gittim halk için ayrılan bir masaya oturdum ve yemek getirmelerini bekledim,

Halk’ın tarafı, Halk’ın sırası, halk’ın masası diyorum çünkü; maalesef sınıf ayrımı yapılmıştı,

Düşünün ki; içinde halk kelimesi geçen, oklarından birinin anlamı halkçılığı ifade eden bir partinin temsil ettiği belediyenin verdiği iftar yemeğinde sosyal ve toplumsal sınıf ayrımcılığı yapılıyordu!!!

20 masanın 7-8 tanesi protokol’e ayrılmış durumdaydı ve ayrıca protokol’e yerlerinden dahi kalkmadan belediye personeli tarafından yemek servisi veriliyordu, 

Halk’a self servis muamelesi yapılırken, protokol’e halk’ın içinde birinci sınıf insan muamelesi yapılıyordu,

Yani dibine kadar sosyal sınıf ayrımcılığı yapılmış durumdaydı,

*

Ben işte tam da bu duruma karşıyım, özellikle siyaset ayağında protokol uygulamasına karşıyım, 

Halk’ın arasından bir kişinin, halk’ı temsilen bulunduğu makama halkın oylarıyla gelip daha sonra kendini halktan soyutlamasına karşıyım.

Bir sosyal statüye sahip olmak, bulunduğun konum gereği bir sıfat’a sahip olmak, farklı bir muamele yapılmasını gerektirmediği gibi aslında buna kişinin de karşı çıkması gerekmez mi?

Hayal gücümü zorlayarak düşünmek istiyorum;

Mesela;

Genel koordinatör(2. Başkan), başkan yardımcısı, özel kalem müdürü, Gaziemir belediyesi Gençlik ve spor kulübü derneği başkanı, sıfatlarına sahip Mehmet TUNCER’in  ( ne kadar yetenekli ve kabiliyetli birisi olduğunu belirtmeme gerek yok sanırım, biz Gaziemirliler olarak 4 koltuğa oturacak 2 adam çıkaramıyorken, kendisi 4 koltuğu idare edebilecek bir yeteneğe sahiptir) meydanda düzenlenen iftar’a gelse, yemek sırasına girse, tabldot ile alsa yemeğini ve halk’ın arasına otursa, nasıl olur?

Derseniz ki Mehmet TUNCER memur onun oy kaygısı yok, zaten Gaziemirli de değil, görünse de olur görünmese de;

O zaman derim ki; hemşerim sen bunu oy için mi yapıyorsun, yukarda Allah var, ayıptır , günahtır, Ama hadi oy için yaptığını farz edersek, oy’a ihtiyacı olan muhtarlarımız var, meclis üyelerimiz var, başkanlarımız var, bunlar yapsalar, aynı şekilde sıraya girseler, yemek alsalar, orası benim yerim bana ayrıldı kavgası yapmadan boş buldukları yere otursalar, halkın arasına kaynaşsalar, kendilerini seçen halk ile birlikte yemeklerini yeseler, halkı dinleseler güzel olmaz mı? Şık olmaz mı? Halk’ın gözünde değer kazanmazlar mı? Puanlarını arttırmazlar mı?

Velhasıl kelam iftar yapılmış oruçlar açılmış, ben ha geldi ha gelecek derken aradan 10 dk geçmesine rağmen  arkadaşlarım protokol’e hizmet etmekten bana bir tabak tabldot getirememişlerdi, 

Tabiî ki o haliyle oradan sinirli ve aç bir şekilde kalkıp evimin yolunu tutmuştum.

Üzülmüştüm aslında;

Neydi bizleri bu kadar kör eden, Makam mı? Mevki mi?

Hepimiz insan değimliyiz? Hepimiz Allahın yarattığı bir varlık değimliyiz?

Bizi birbirimizden ayıran sosyal statümüz mü?

İkimiz de öldüğünde seni cennet te makam odasına almayacaklar, beni de sosyal statüm yok diye cehennem e göndermeyecekler, ikimizde aynı yere gidiyoruz hemşerim hatırlatmak isterim,

Geldiğimiz yer belli, gideceğimiz yer belli, 

Bulunduğu konum gereği sosyal sınıfın tavan kısmında yer alan Kemal KILIÇDAROĞLU bile halkın sofrasındayken, seni halktan ayıran nedir?

Sadece iftar yemeklerinde değil, seni halktan ayıran bütün protokol uygulamalarına da karşıyım,

Açılışlarda, davetlerde, özel gecelerde, konserler de,  her yerde…

Halk arka tarafta plastik sandalye de otururken, senin ön tarafta deri koltukta oturmana karşıyım, 

Yine böyle protokol uygulamasına sinirlendiğim bir zaman bu protokol’ü kim icat etti diye söverken aynı zamanda araştırma da yapmıştım,

Yazımın başlığı da buradan geliyor,

PROTO KOLOS  ne demek mi?

O kadarını da benden bekleme artık, alıştın tabi hazıra hep önüne gelmeye, biraz ellerin çalışsın,

Önce deri makam koltuğundan doğrul, elini klavye ye at ve google amcana sor bakalım neymiş…

HAYIRLI RAMAZANLAR…

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Yorum yazmak için üye girişi yapınız! Üye Girişi

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Reklam Alanı