Haber Üstü Reklam Alanı

BAŞKAN'lık Sistemi

3.6.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır



Merhaba arkadaşlar,

Sizlerden uzunca bir süre ayrı kaldım,

Malumuz dünya hali;

İş, güç, ev, çoluk çocuk falan derken zamanın ne kadar çabuk geçtiğinin de farkına varamıyorsunuz,

Geçen gün şöyle bir kafamı kaldırayım dedim, bir de ne göreyim, en son yazımın üzerinden aylar geçmiş,

Eeee artık oturup yazma zamanı gelmiştir diye düşünüyorum,

Geriye dönüp bakalım neleri kaçırmışız, neleri yazabilirdik de yazamamışız bir hatırlayalım,

*****

CHP Gaziemir ilçe başkanı Umut Tekin öncülüğünde hazırlanan, CHP Gaziemir’in geçmiş döneminde hizmette bulunan herkesin adının yaşatılacağı kitabın tanıtıldığı VEFA gecesini kaçırdık mesela..  bence çok güzel bir proje oldu, vefasızlık ve hayırsızlık denizinde yüzen CHP Gaziemir umarım kitabın adını yaşatmaya devam eder, ayrıca Umut başkanı bu güzel proje için tebrik ederim.

*****

16 nisan referandumunu kaçırdık; görüntüde evet ve hayır’ın savaştığı, aslında devlet ile milletin birbirine karşı güçlerini çarpıştırdığı bir referandum geçirdik ki sonuç her zaman olduğu gibi devlet kazandı, hatta öyle ki sonuçlar tam kesinleşmeden bile Atı alan Üsküdar’ı geçmişti, ve biz yine yeni ve yeniden kaybettiğimiz bir seçim sonunda bu kadar oy aldık, şu kadar oy aldık diyip olağanüstü kurultay derdine düştük… her seçimden sonra yaşadığımız bu tablo çok üzücü maalesef…

*****

Gaziemir belediyesinin düzenlediği, her sene standların ve gün sayısının arttığı, fakat ona keza içeriğinin ve gelen ülke sayısının azaldığı bir 23 nisan ulusal egemenlik ve çocuk bayramını geçirdik. Bir zamanlar Hadise ve Murat Boz’lardan şimdi Derya Uluğ ve Doğukan Manço’lara,,. Derya ablamızın da dediği gibi bir zamanlar okyanus duk, şimdi boğuluyoruz derede… 

*****

Neyse kaybettiğimiz günlerin acısını çıkartacağız mutlaka ama benim bugün sizlere, sizin için bin bir zorluk aşarak yabancı arşivlerden bulup çıkarttığım ve türkçe’ye çevirdiğim bir röportajı okutmak istiyorum.

Konusu tabiî ki son zamanların en önemli konusu olan BAŞKAN’lık sistemi…

Bu başkanlık sistemi nedir, nasıl olur, nasıl yönetilir sorularına az da olsa cevap bulmak için arşivlerde göz gezdirirken Uganda devletinin 30 senedir devlet başkanlığı yapan Yoveri Museveni ile yapılan ve soruları içtenlikle yanıtladığı bir röportaja rastladım.

2. döneminde yapılan her şeyin açık ve net şekilde olduğu ve özellikle günümüz Türkiye sini yansıtan bu röportajı sizlerle paylaşıyorum. 

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Muhabir:         Başkanım bizlere bu imkanı verdiğiniz için tekrar teşekkür ederiz. Sizinde vaktinizi almadan hemen sorularıma geçmek istiyorum. Başkanım görevde ikinci döneminiz, bu göreve geldiğinizde ilk icraatınız ne oldu.

Başkan:         Öncelikle hoş geldiniz, ben göreve geldiğimde ülke olarak ekonomimiz bozuk, üretimimiz az, sanayimiz gelişmemiş açıkçası hiç bir şeyimiz yoktu, 130 bin nüfuslu bir ülkeye hükmediyosunuz ama baktığınızda elinizde avucunuzda bir şey yok, o yüzden ilk icraatımız anayasal düzenlemeler yaparak göreve geldikten sonraki ilk 6. Ayımızda yaptığımız referandum ile parlamenter sistemden başkanlık sistemine geçmek oldu. Burada amacımız devletimizin tüm imkanlarını kullanmak, yapacağımız yatırımları hesap vermeden yapmak, muhalefetten çıkacak cılız sesleri kesmek adına böyle bir düzenlemeyi uygun gördük, ayrıca parti olarak 60 yıl sonra gelmiş olduğumuz bu makamı kaptırmak istermiyiz.( gülüşmeler… )

Muhabir:         Peki başkan halk adına bu sistemin yararı nedir. Sizler için iyi bir sistem olabilir fakat halk ne düşünüyordu bu sistem için…

Başkan:        Halk’ın ne düşündüğü çok önemli değil, önemli olan benim ne düşündüğüm, sonuçta ben halkımın iyiliğini düşünmüyor muyum?  Evet düşünüyorum. O zaman halk fazla düşünmesin ben onlar yerine düşünürüm..

Muhabir:          Sayın başkan göreve geldiğinizden bu yana yaptığınız yatırımlardan bahsedermisiniz..

Başkan:         Referandum dan sonra ilk icraatımız bu ülkeyi yönetebileceğimiz bir devlet başkanlığı binası yapmak oldu, son teknoloji ile donatılmış bu binamızda devletimizi daha sağlıklı bir şekilde yönetebiliyoruz. Daha sonra sağlık sistemine yatırım yaptık, sanayici iş adamlarımızın desteği ile hastaneler yaptık, yoksa nerde bizde o kadar para ( gülüşmeler…) birde yaptığımız yatırımlardan ziyade milli takımımıza çok desteğimiz oldu, bizi dış mecralarda iyi temsil etsinler adımızı duyursunlar diye para yağdırdık, kampanyalar düzenledik, paralar topladık, sonuçta ülkemizin imajı düzgün olacaktı fakat olmadı, dikiş tutmadı, bir ona üzülüyorum…

Muhabir:          Başkanım biraz yönetim şeklinizden bahseder misiniz, nasıl bir başkansınız?

Başkan:          Tatlı sert bir başkanım, hem döverim hem severim… 

Muhabir:         Nasıl yani, biraz açar mısınız sayın başkan…

Başkan:        Mesela güleryüzlüyümdür, ikili ilişkilerim iyidir, hoş sohbetim vardır, iki kadehten sonra değmeyin benim keyfime ( gülüşmeler…) diğer taraftan otoritenin bende olduğunun bilinmesini isterim, benim dediğim olacaktır, yanlış işlerde hiç affım yoktur, biraz gevşeme gördüm mü sıkarım iplerini, mesela her sene mutlaka bir genelge yayınlarım, bürokratları ve üst düzey yöneticileri görevden alırım, sonra tekrar göreve iade ederim, bilsinler ki güç her zaman bende, ben ne dersem o’dur.

Muhabir:        Sayın Başkanım halk ile aranız nasıl?

Başkan:    İş istemedikten sonra herkesle iyiyimdir ( gülüşmeler…) valla halk fakir, GSMH ‘mız çok düşük, e doğal olarak halk da devlet kapısında iş istiyor, burası da hacı baba tekkesi değil ki herkese nasıl iş vereyim, zaten kendi çevrem bana yetiyor…  (gülüşmeler…)

Muhabir:         Peki başkanım halk ile iş konusu hariç buluşman görüşmen olmuyor mu? Makamında ziyaret falan etmiyorlar mı?

Başkan:         Valla evladım çok yoğun bir programım var, açılışlar, resepsiyonlar, temel atma törenleri derken zaman ayıramıyorum açıkçası, bende çok görüşmek istiyorum ama nasip bakalım, bir gün halkımla da görüşmelere başlarım inşallah…

Muhabir:         Başkanım biraz siyasi geçmişinizden bahseder misiniz?

Başkan:        Ben bu işin mutfağından yetiştim evladım. Bu noktaya da tırnaklarımla kazıyarak geldim. Partimin her kademesinde görev aldım. Sorumluluktan kaçmadım hiçbir zaman. Gençlikte çok ezildiğimiz zamanlar oldu, eşitlik için demokrasi için her zaman bir kavga peşindeydik, bu ilkeleri benimseyip de bu günlere geldik..

Muhabir:        Peki aynı ilkelerle mi ülkeyi yönetiyorsunuz?

Başkan:        Tabi o zaman öyleydi, şimdi baktığında herkes eşit olabilir mi Allah aşkına!! Bir sanayici işadamı ile bir işçi aynı haklara sahip olabilir mi, olamaz!! bizde kanunlarımızı yasalarımızı ona göre uyguluyoruz. Eşitlik demokrasi bunlar karın doyuran şeyler değil evladım… bir örnek ile açıklayayım; geçenlerde zengin bir iş adamının oğlu bir kaza yapıyor, bir vatandaşımız ölüyor kazada.. şimdi bu işadamının oğlu hapiste yatsa kime ne faydası var. Ölen ölmüş zaten. İş adamı ölen kişinin ailesine kan parasını veriyor olay tatlıya bağlanıyor. İşte demokrasi budur!!!

Muhabir:        Başkanım ülkeyi yönetmek zor iştir. Bunun için güvendiğiniz bir ekip olmalı, Mesela bizim cumhurbaşkanın yıllardır beraber hareket ettiği bir ekibi var, yolun en başından beri beraberler, sizin böyle güvendiğiniz, yola beraber çıktığınız bir ekibiniz var mı?

Başkan:        Ekip değil de beraber hareket ettiğimiz kişiler vardı, beraber yola çıktığım kişiler, fakat baktım bir saatten sonra aynı yolda yürüyemeyeceğiz, ya onlar beni yiyecekler yada ben onları, bir hamle yaptım ve sonrasında çıkmaz yola soktum bu kişileri ve orda bıraktım. Eeee evladım aptal adamı devlet başkanı yaparlar mı? Yapmazlar…  Şimdi kendi kurduğum ekibim ile devam diyorum yola…

Muhabir:         Ekibinize ne kadar güveniyorsunuz?

Başkan:        Çok güvenirim. Öyle ki başkan yardımcım ‘‘Moehuammed Toaunaucuhaeur’e’’ tam yetki mi verdim, benden sonra 2. Adamdır bu ülkenin, verdiği kararların da her zaman arkasındayım. Diğer başkan yardımcılarıma da güvenim tamdır. Hepsiyle göreve geldiğimizden itibaren uzun senelerdir beraberiz. Aramızda iyi bir sinerji yarattığımızı düşünüyorum. Bürokratlarımız ve üst düzey yetkililerimiz zaten bu işi senelerdir yapan insanlar, iyi bir iş ilişkimiz var hepsiyle..

Muhabir:        Peki başkanım bürokrat ve üst düzey yetkilileri akrabalarınızdan atadığınız söyleniyor.

Başkan:        İşte güven demiştin ya, akrabadan başka kime güveneceksin bu devirde söyle bana, onda sonra akrabalarını atıyor diye gazeteler sayfa sayfa haber yapıyorlar.

Muhabir:        Başkan gazeteler demişken medya ile aranız nasıl?

Başkan:        Benim ile ilgili iyi haber yaptıkları sürece hepsinle iyiyimdir( gülüşmeler…) şimdilik yaptıkları haberlere karışmıyorum, ama benimle ilgili ağır ve olumsuz bir haber oldu mu kesiyorum elektriklerini, suyunu, gönderiyorum maliyeden ekipleri, dikiyorum kapılarına polisleri o zaman düzeliyorlar. Yoksa yaptıkları haberlere falan karışmıyorum yani (gülüşmeler…)  sadece arada bir başkanın kim olduğunu hatırlatmam gerekiyor kendilerine..hatta geçenlerde bir gazetenin birinde kızımın düğünü ile ilgili bir haber yapmışlardı, sonra tekzip çekip düzelttiler..(gülüşmeler…)

Muhabir:        Başkanım benim son sorum o konu ile alakalıydı aslında, müsaadeniz  varsa sorabilir miyim?

Başkan:        (gülüşmeler…) çok özel olmayacaksa buyur evladım..

Muhabir:        Başkanım sizi mütevazi bir başkan olarak tanımlarlar. Hatta göreve geldiğiniz zamanlarda ‘’sadece sırtımda bir ceket bir de bu yüzüğüm var başka da bir şeyim yok‘’ şeklinde sıklıkla söylediğiniz bir söyleminiz var, fakat bu söyleme tam tersi olarak kızınızı Burj El Arab’ın teras katında evlendirdiniz, bu konu ile ilgili ne söyleyeceksiniz?

Başkan:        Şimdi evladım sevenimiz sayanımız çok, Allah razı olsun elimizi cebimize attırmıyorlar, geldiler tutturdular yapalım yapalım diye bende tamam dedim, dayanamadım yani o kadar ısrara. Aslında baktığınızda yine mütevaziyim, Burj El Arab’ı kapatalım dediler de ben istemedim, teras katı yeter dedim, daha ne istiyorlar ki benden daha ne yapayım...( gülüşmeler…)

Muhabir:        Başkanım bu neşeli ve bir o kadar keyifli röportaj için teşekkür ederim, söylemek istediğini son bir şey var mı?

Başkan:        Bak evladım, siyaset te mutlak küslük olmadığı gibi mutlak dostluk ta yoktur, ben o gün yarı yolda bıraktığım kişilerle bile yeri gelir görüşürüm, fakat şunu unutma; eğer ki kendine bir hedef koyduysan kimseyi önemseme ve kimseyi dinleme, gerekirse dostunun da düşmanın da üstüne basa basa bu merdivenleri çık, çünkü sen yapmazsan onlar yaparlar, bunu da kulağına küpe et…

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Not:

Şırnak’ın Uludere İlçesi’ne bağlı Şenoba Beldesi’nden havalandıktan kısa süre sonra yüksek gerilim hatlarına takılarak düşen helikoptarda şehit olan 13 askerimize Allah’tan rahmet acılı ve kederli Ailelerine başsağlığı diliyorum…

 

 

 

 

 

 

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Yorum yazmak için üye girişi yapınız! Üye Girişi

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Reklam Alanı