Haber Üstü Reklam Alanı

Böyle Başa Böyle Tarak

3.5.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır



Bugün kutlanan 1 Mayıs İşçi Bayramının altında, 1880 ile 1890 yılları arasında devam eden sekiz saatlik iş gününü kabul ettirme adına, onlarca emekçinin öldürülmesi, katledilmesi ve idam edilmesi mücadelesi ile sonuçlanmış bir tarih yatar. 

İşçi sınıfının kullandığı bütün hakların altında yatan yegane neden ‘Hak verilmez alınır’ şiarıdır. İşçi sınıfı kendi haklarına sahip çıkmalı, sınıf bilincini oluşturmalıdır. Sınıf bilinci ve örgütlü mücadelesiyle, sınıf haklarına sahip çıkarak bir başka dünya yaratma gücünü kendi ellerinle tutmalıdır. 

Bu örgütlü gücün adı nedir, tabiî ki Sendikadır. İşte dün 1 Mayıs alanlardayız sloganları ile yine birlik mücadele ve dayanışma gününü kutladık. Alana giren sendika başkanlarına ve onu belirleyen işçi sınıfına baktık, inceledik. Hayatı boyunca hiçbir siyasi mücadelenin içinde yer almamış, siyasi hedefi olmayan ve sadece ücret sendikacılığı yapan, en küçük şahsi çıkarı için işçi sınıfının haklarını masada patrona satan sendika ağalarının önderliğinde alana giriş yapan işçi sendikalarını gördük dün 1 Mayıs alanında. 

İşçi sınıfının haline bakıp karamsarlığa kapıldığımız anda, alana giriş yapan pırıl pırıl, tertemiz yüzlü gençleri görünce heyecanlanıp, gençler yaşam kaynağımız oluyor, umutlarımız yeşeriyor ve yaşam devam ettiği müddetçe mücadelede devam ediyor diyerek, Yaşasın 1 Mayıs sloganına ortak oluyorsunuz. 

1 Mayıslara katılmak bir görevdir hissini taşımayan hiç kimseyi, sırtınızda taşıyarak, sendika başkanlığı gibi, belediye başkanlığı gibi, siyasi parti temsilciliği gibi veya herhangi bir sivil toplum kuruluşunun başına getirmemek gerekiyor. Bu hissi taşımayanların bu görevlere getirilmesi, işçi sınıfının haklarının geri gitmesine, hatta haklarının ellerinden alınmasına neden olmaktadır. 

İşçi sınıfı mücadelesi içerisinden geldim deyip, ilçemizde yerel yönetimde söz sahibi olan belediye başkanı ve meclis üyeleri bugüne kadar bu mücadeleye destek anlamında hiçbir katkı sunmazken, kapitalizmin kölelik uygulaması olan taşeron uygulamasını devam ettirmeleri, ilçemizin utancı olmaya devam ediyor. 

Bu güne kadar ilçemizin gelişmesi anlamında hiç bir proje üretmemiş olan, sadece kendi birinci derecede yakınlarını işe aldırmayı veya belediye olanaklarından rant kapmayı hedeflemiş, meclis üyeliğini sadece el kaldır ve indir uygulaması ile özdeşleştiren bir yapıdan da, işçi hakları ile ilgilenmelerini beklemek hayal olsa gerek. 

Taşeron işçilerin çalışma şartlarının iyileştirilmesi için, aralarından temsilci seçtirip görüşen belediye başkanı, talepleri yerine getirmediği gibi o temsilcileri de işten atmıştı. Başkan, direniş gösteren işçileri örnek gösterip diğer çalışanlara da göz dağı vermekten geri kalmamıştı. İşten attığı işçilere tazminatlarınızı ödeyeceğim demesine rağmen, tazminatları ödemeyerek işçilerin mahkeme kapılarında sürünmesine yol açan bir başkandan tabi ki 1 Mayıs'ı kutlamak beklenemez. 

Yerel yönetim kadrolarını, aynı ülkemizin başbakanının dediği gibi, bu kadar boş bırakırsanız, abidik gubidik adamlar gelir sizi yönetir sözünün, ne kadar haklı olduğu gerçeği ile yaşama devam etmek zorunda kalırsınız. 

İşçi sınıfı, kendi kaderini kendi yazması için sınıf bilincini yükseltmeli, siyasi ve ekonomik hakları çerçevesinde kendi geleceğine sahip çıkmalıdır. Kendi yakın çevresini sendika ağası seçtirip, canı istediğini istediği zaman kapının önüne koyan, kendi yakın çevresini göstermelik kapının önüne koyup, tazminatını ödedikten sonra tekrar göreve başlatan, partili değil, kendine yakın kadrolar yaratan bir belediye yönetiminin, işçi sınıfına yaptığı bu kötülüğü kapitilazmin bile bu güne kadar başaramadığını hep beraber biliyoruz. 

İlçemizde bu yıl 20.sini kutladığımız uluslararası çocuk şenliği nedeniyle Atatürk Bulvarı üzerinde kurulan standlar, köy panayırını aratmayan görüntülere sahne oldu. Sergilerin iğrenç görüntüsü altında, sadece birilerine ekonomik rant sağlamanın çocuk şenliği ile alakasının sorgulanması gerekmiyor mu artık ? Gerçi organizasyonda görev alan kişilerin vizyonu ile Atatürk'ün hedeflerine ulaşılacağı da başka bir hayal olsa gerek. 

Oysa defalarca bu şenliğin, binlerce insanın ziyaret ettiği Kitap Fuarı ile eş zamanlı yapıldığını, Gaziemir şenliğine katkısı olur, yazar ve çizelerle tanışma imkanı olur önermelerimize rağmen, dünya dans gününü kutlamayı tercih eden bir anlayışla yönetiliyoruz. Çocuklarımıza miras olarak temiz bir çevre ve kitaplarımızdan başka ne bırakacağız ki. 

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Yorum yazmak için üye girişi yapınız! Üye Girişi

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Reklam Alanı