Haber Üstü Reklam Alanı

Değişim Rüzgarı

16.8.2016
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır



Ülke olarak çok zor günlerden geçmekteyiz,

Bundan tam 1 ay önce ‘’ne istedilerse verdik ‘’ dedikleriniz tarafından ‘’sözde kalkışma özde darbe’’ girişimine şahit olduk,

Ankara’nın üzerinde uçan ve sağa sola bomba atan F16 lara, Vatandaşların üzerine ateş açan askerlere, Tankların altına yatanlara, üstüne çıkanlara, F16 lara taş atmaya çalışanlara(!) açıkçası 8 saat içinde yaşadıklarımızı bir 100 yıl daha torunum torununa anlatacağım enteresan olaylara şahit olduk,

Bizi darbe girişiminden daha fazla dehşete düşüren kısım darbe girişiminden sonraki süreç,

Toplum olarak bu süreci nasıl atlatacağımızı, yaralar nasıl sarılacak, bu bela nasıl temizlenecek diye düşünürken, Akp hükümeti yine her zamanki gibi bizleri ters köşeye yatırarak çantasından 3 ay sürecek olan ve ülke genelini kapsayan ‘’OHAL’’ ilanını çıkardı,

Şimdi nedir bu ohal,ohal de ne yapılır, ne yapılmaz, nasıl davranacağız, falan diye düşünürken sağolsun hükümetimiz yine bizim kafamızda birşeyler kurmamıza imkan vermeden hamlesini yaptı ve bize ohal’in ne olduğunu gösterdi;

İsimleri cisimleri secereleri daha önceden çıkarılmış olan 10 binlerce memur’u açığa aldı, Dershaneleri, Özel okulları, Üniversiteleri Kapattı, Asker’den Emniyet’ten, Mit’ten, YÖK’ten, Yargı’dan binlerce insan fetö soruşturması sebebiyle ya açığa alındı, ya atıldı, YAŞ koltuklarına bakanları oturttu, Askeri liseleri kapattı ki en çok üzüldüğüm durumda budur,

Ve bunların hepsini Ohal sebebiyle Kanun Hükmünde Kararnameler ile yaptı,

Bu ne demek peki;

Bu şu demek, ‘‘ Ben yaptım oldu’’

İtiraz hakkın yok, savunma hakkın yok, geri dönüşü olmayan uygulamalar…

 *

Şimdi ülke bu denli yangın yeri iken Chp nin kalesinde İzmir il başkanı genel merkez ile fikir uyuşmazlıkları yüzünden istifa ettiğini açıkladı,

Aslında istifanın nedeni ve zamanlaması açısından üzerine değinilmesi gereken konular, lakin bu satırlarda ben başka konuya değinmek istiyorum,

Bilindiği üzere Alaattin yüksel’in il başkanlığı’na seçilme sürecinde 2-3 ilçe başkanı haricinde bütün il ve ilçe başkanlarını yanına almış ve yapılan her toplantıda tam destek mesajları verilmişti, 

Lakin kongre günü görüldü ki evdeki hesap çarşıya uymadı, 

Karşısında rakip olarak sadece Nevzat KAVALAR yoktu, aynı zaman da yanındaymış gibi görünüp aslında olmayan delegeler, milletvekilleri, genel merkez bile Yüksel’in emekli olması gerektiğini ‘‘ununu eleyip eleğini asması’’ gerektiğini düşünüyordu, 

Milletvekillerin kongre salonundaki hararetli konuşmaları, tartışmalar, Tuncay ÖZKAN’ın üzerine yürünmesi gibi hoş karşılanmayacak görüntüler sonrası mikrofonu eline alan Aziz KOCAOĞLU’nun tarafını belli etmesiyle perde kapanmış, 12 oy fark ile Alaattin Yüksel ipi göğüslemişti,

Daha ilk günden milletvekilerini ve genel merkezi karşısına alan il başkanının genel merkez ile fikir uyuşmazlıklarımız var deyip istifa etmesi ise işin en ilginç tarafı,

Seçildiği günden bu güne kadar Chp nin kalesi olan bir ilin başkanı olarak yapılan bütün etkinliklerin ve eylemlerin olumsuz şekilde sonuçlanması, ses getirmesi beklenen yürüyüşlerin cılız kalması, özellikle de bizzat katıldığım ‘‘laiklik zincirinin’’ hüsran ile bitmesi sonucunda kendi sonunu hazırladığı yönünde görüşlerimiz aşikar olan bu tabloda istifa etmesi zorunluluk değil gereklilikti,

*

Yüksel’in istifası ile esen bu rüzgar da yeni seçilen il başkanın görevinde fazla kalamayacağını düşünüyorum, 

Buna sebep olarak ta Yüksel’in giderken işaret ettiğini ve bu sebeple oy birliği ile seçildiğini, yeni başkanın medya ile paylaştığı ilk fotoğrafında sağında ve solunda Gaziemir’li üyelerin yer aldığını bu sebeple hala Yüksel’in varlığının ve ağırlığının olduğunu, ve en önemlisi her chp seçmeni seçilmiş kişileri görevde ister, oy atıp görev verdiği kişileri görmek ister ki bunu yakın siyaset tarihinde yaşanmış örnekleri ile imtihan edilmiş olup atanmış kişiler genellikle genel merkez ağırlığını arkasına alarak birleştirici olmaktan çok dayatmacı bir tavır sergilemiştir,

Ayrıca yönetim kurulu üyelerinin ‘‘yüksel istifa etti yapcak bişey yok biz işimize bakalım’’ mantığı hem başkanına ihanet hemde koltuk sevdası uğruna herşeyi göze almaktır.

Yılların verdiği tecrübe ve birikim ile görevini sadece 1 sene sürdürebilen ve bunda da çok başarılı olduğunu düşünmediğim Yüksel’in yerine mutlak suretle yeni ve taze kana ihtiyaç vardır,

Görev aldığı 1 senelik süre zarfında il başkanı kötü bir yönetim sergiledi ve istifa etti demek suçu 1 kişinin üstüne atmak demektir ki buda geri kalan yönetim kurulu üyelerine sütten çıkmış ak kaşık muamelesi yapmak olur, başkan başarısız ise bu yönetim de başarısızdır ve göreve beraber geldiklerine göre beraber gitmeleri gerekir…  

Konuyu toparlamak gerekirse…

Yazımın başında da belirttiğim gibi benim değinmek istediğim konu şu;

Cumhuriyet Halk Partisinin İzmir çehresinde esen soğuk ve şiddetli rüzgarında Chp gaziemir teşkilatının ilerleyen süreçte nasıl etkileneceği,

Tabi burda ‘‘yaw ne alakası var’’ ‘‘ nerden çıkardın’’ diyenler için süreci tekrar hatırlatmak isterim,

Alaattin YÜKSEL’in daha adaylığını açıklamadığı zamanlarda İl başkanlığı için aday olabilitesi yüksek olan İlçe Başkanı Umut Tekin (buraya dikkat aday oldu demiyorum atlamayın hemen) için tam destek verdiğini genç arkadaşlarımıza her zaman destek olunması gerektiğini açıklamış, yapılan ilçe kongresinde divan kurulu başkanlığını dahi yapmıştı, adaylığını açıkladıktan sonraki süreçte yanından ayırmamış, öyle ki yönetim kuruluna 2 denetim kuruluna 1 üye vererek desteğini her zaman hissettirmişti,

Dün için muhtemel İzmir büyükşehir belediye başkanı adayı gösterilen yüksel’in bugün bir anda siyaset arenasında yedek kulübesine oturması, siyasetin çok değişkenli bir denklem olduğunu hatırlamamı sağladığı gibi istifa sancılarının ilçe den hissetmemide sağlamadı değil yani…

Siyasetin akşamdan sabaha kadar değişen bir olgu olduğunu unutmadan ve özellikle keskin ifadeler kullanmadan süreci izeliyip, siyasetin nelere gebe olduğunu şaşırarak takip etmeye devam edelim,

Bakarsınız bir ilçe başkanı olurum(!) , bir il başkanı olurum(!),  hatta bir milletvekili bile olabilirim(!), 

Ne dersiniz olmaz mı?

Şu anki siyasi konjektüre bakınca…  

Olur olur, 

Hatta genel başkan bile olurum…

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Yorum yazmak için üye girişi yapınız! Üye Girişi

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Reklam Alanı