Haber Üstü Reklam Alanı

Ana Sayfa / 

Bizim Dolmuşçularımız

2.1.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır



Çok ama çok yıllar önceymiş 1530 yıllarında Konya dan göçmüş yörük boyları tarafından kurulmuş olduğuna işaret edilmiştir.

Seyyid Mukremeddin Zaviyesi ilk yerleşime ismini SEYDİKÖY olarak vermiştir.70 km. kare alanı, 114m rakımlı bu güzel toprakların gelişiminin en önemli faktörlerinden birisi tren yolu ile birlikte, bu günkü yerinde tesis edilmiş olan GAZİEMIR istasyonu olmuştur.

Seydiköyden İzmir’e ulaşmanın tek yolunun tren yolculuğu olduğu zamanlarda, SEYDİKOY - ALSANCAK tabelalarının kompartımanlara asılı olduğu ŞİRİNYER- KEMER - ALSANCAK İstasyonlarına ulaşılan günlerde sabahın erken saatlerinde başlayıp gecenin geç saatlerine kadar süren tren seferleri vardı. 

1950 li yılların sonlarına doğru iki aded eski küçük köy otobüsü ile tren yolu ulaşımına alternatif ilk dolmuş seferleri başlıyor, SEYDİKÖY - KONAK tabelaları ön camlarına asılıyordu. 

1960 yıllarda nüfusun yedi sekiz bin olduğu dönemler, dolmuş sayıları ikişer üçer artmaya çoğalmaya başlıyor.

1965 yılında SEYDİKOY isminin değiştirip, resmi olarak GAZİEMIR olduğunda on adet dolmuş, yolcu rekabetine ortak oluyor.Tabelalara bu kez GAZİEMIR – SEYDIKOY - KONAK yazıları camlara asılıyordu. Bunun nedeni Hava teknik eğitim okulu ve ulaştırma Tugay komutanlığının Gaziemir de olması, dışarıdan gelenlerin kolayca o durakta o dolmuşa ulaşması için, bir adres niteliği taşıyordu.

GAZİEMIR e artık yavaş yavaş alışmak, SEYDİKÖY’Ü unutmak mümkün olmasa da adapte olmak gerekiyordu.

Hasan KARA, Thames Özcan ALP, Thames Hasan SEYRAN, .Nuri SEYRAN Kolejler üç adet, Osman ERGÜN ve oğulları, Süleyman, Mumin, Turan ,Orhan, Hıfzı PÖZUT, Veli TÜLÜ , Ali BÖBERCİ ile ortak Tevfik ÇAKMAK, Mehmet ERDEN Fırıncı Mehmet, Nuri ÇİPİL, Sedat SUVARİ, Öner AKSOY, Kadir KURNAZ, Hüseyin KURNAZ DEVE reno marka. Beymen HELVACI, Mumin BİÇER, Mustafa AKALIN

1966 Yılında ruhsatlanan on adet dolmuş hattına sahip olurlar.

O yıllarda nüfusun az olması yolcu sayısının da az olmasına neden oluyor, bir yandan bağ bahçe işleri, tütün dikme ve başka işlerle uğraşarak, günde yüz yüzelli kişiyi, Gaziemir’den Konak’a ulaştırıyor işlerine gidip gelmelerini sağlıyorlardı. 

Bu yıllardan sonra Mehmet KILIÇ, Sevilenler den Nazım ve Kaya UMUÇ kardeşler, Metin TAŞKIN, Osman OĞUZHAN, Tahsin YESİLYURTLAR, Mustafa OZKAFALI mikro, Bülent ÇİPIL asker, solak Kemal BIÇER, Hüseyin GOKER köfteci HASANve MUSTAFA GÖKER, Nuri ÖZSECKIN, Şaban AKKURT, Kenan Halil SERBEST Adanalı, Akköylü Necdet, Orhan DAĞLI gibi isimler, kendileri yada şoförleri görev almaya direksiyon başına geçmeye kontak açıp kapatmaya başlarlar. 

SEYDİKÖY’ün GAZIEMİR’e dönüşmesi ve göç akımına uğramasıyla, dönemin BLD. başkanı Abdul YAVUZ, renkleri yeşil beyaz olan belediye otobüslerini, dolmuş fiyatlarının yarısına ücretle halkın hizmetine sunar.

1975 li yıllarda bu kez dönemin BLD. başkanı Ismet KILIÇ, sarı beyaz mercedes marka otobüslerle, GAZİEMİR halkına yolcu taşımacılığında hizmet sunar.

Dolmuş ve Bld otobüs şoförleri, her zaman birbirlerine saygı içerisinde aynı ilçede yaşamanın bilinci ile hareket ederler.

Bu zaman diliminde minibüs sayıları yirmi üçü bulur. Nüfusun artışıyla yolcu sayıları da artıyor, minibüsçülerin bir çoğu muavin kullanmaya başlıyor. Levent ÇAĞLARSU, Cemalettin HELVACI, Mehmet SEYREK, Necdet AVCI gibi arkadaşlar, Karabağlar, Konak bir iki haydi kalkıyoruz, yolcu kalmasın naraları atarak, minibüsün hareket etmesiyle birlikte yol paralarını evet beyler biletleri alalım, uyarıları ile görevlerini yerine getirirlerdi.Muavini olmayan şoförler işe, dikiz aynasından yada koltuk sayısından kaç yolcusu olduğunu takip ettiği için, biletini vermeyenleri uyarmak için para üstü almayan var mı diyerek onları kibarca uyarırdı.

Çarşı meydanından sabah 06:oo da açılan kontak, gece nöbetçi dolmuşların saat 24:oo e kadar süren bir zaman dilimini içinde barındırıyordu. 

Konak 'ta tarla denilen meydanda minibüsler sıralanır, sırasının gelmesini bekleyen dolmuş şoförleri, iki üç saatlerini Kemeraltında, kafeteryalarda, sinemalarda, ya da deniz kenarında bulunan Osman 'ın yeri diye bilinen kafeteryada, çay kahve içerek sohbet ederek geçirirlerdi. 

Dolmuş şoförleri içerisinde, aracını en yavaş kullandığı söylenenler, rahmetli Tahsin YESILYURTLAR, Osman OĞUZHAN ve Sedat SUVARİ olduğu söylense de, Mustafa DENER, Kemal BİÇER ve Fenderya nın da, bir hayli hızlı oldukları anlatılırdı. 

Nazım UMUÇ, Kaya UMUÇ ve Turan ERGÜN kibarlıklarıyla, üsluplarıyla örnek teşkil ediyorlardı.

Zaman içerisinde, babadan oğula geçen Kemal BİÇER. MİKRO .Bülent ÇİPİL, NUSRET YESILYURTLAR, Necmi ERGÜN, Mustafa ALP, Izzet KURNAZ, Şaban AKKURT, Hüseyin UMUÇ, Tuncay UMUÇ gibi isimler baba mesleğini devam ettirdiler, aralarında hala devam edenler var.

Her şey o kadar güzelmiş ki, dolmuşların burun yada tozluk diye tanımlanan yerlerinde,

KRAL Hüseyin GÖKER 

MİKRO Mustafa OZKAFALI

CEYLAN Bülent CİPİL SOLAK

ZAFER Kemal BİÇER 

SEVİLEN Nazım UMUÇ, Kaya UMUÇ 

yazıları onlara ayrı bir anlam katıyordu.

içlerinde fanatik takım tutanlarda vardı. Gs, Fb, Bjk, Göztepe’lisi ama, bu konuda kimse Mikro Mustafanın eline su dökemezdi, o efsane bir Fenerbahçe taraftarıydı. 

Aynı zamanda Orhan Gencebay, Ferdi Tayfur çekişmesi olmasa da Gencebay hayranlığını yine, Mikro Mustafa kimseye kaptırmıyor UNKAPANI’n da çıkan ilk Gencebay kaseti, en geç bir hafta içerisinde kendisine teslim ediliyor, kaset Konak meydanında dolmuşun kapıları açılarak, kalabalığın dolmuşun etrafını kısaltmasıyla son ses dinleniyordu.

Cumartesi ve Pazar günleri askerler çarşı iznine çıktığında, dolmuşların rekor hasılat yaptığı on beş kişilik dolmuşa yirmi beş otuz kişiyi, üst üste bildirdikleri çok olağan bir şeydi. Askerler birliğine yetişmek dolmuşçular para kazanmak istiyordu kısacası, alanda, satanda memnundu.

Zaman içerisinde kıramadıkları arkadaşları, dostları için yakın köylere ilçelere düğünlere derneklere yolcu taşırlardı, başkanda kendilerine zaman ayırır, bir grup arkadaşlarıyla sahile denize eğlenmeye giderler, ses düzenleri kurar, şarkılar türküler eşliğinde hem eğlenir hem de eğlendirirlerdi.

Tabi ki her işin olduğu gibi bu mesleğinde zorlukları vardı. 

Örneğin Gaziemir dönüşünün, Karabağlardan geçerken yolcu alması, kavgalara, şiddete, yol kesmelere, yaralanmalara, bıçaklı, sopalı saldırılara maruz kalınmasına sebep oluyordu. Bu kavgalar yaklaşık beş altı yıl sürdü. 

Olayların bu denli uzamasına İzmir Bld. duyarsız kalmadı, 

Gaziemir dolmuş hat güzergahını, Üçyol - Altıyol olarak, Karabağlar güzergâhını da, Eşrefpaşa’dan vererek sonuçlandırıyordu. 

O dönemlerde dolmuş muavinleri yada sürücüleri, haydi İzmir bir iki kalkıyoruz diye bağırırlardı. Aslında İzmir’in bir köyünde, yada ilçesinde yaşıyorlardı, bunu bir dolmuş kullanmış ağabeyime sorduğumda, köyden şehre inme espirisi olarak değerlendirmişti.

O dönemler Gaziemir yada, Seydiköy’de, insanların birçok ihtiyacına cevap veremeyecek durumdaydı. Bu nedenle alış veriş yapmak ihtiyaçlarını karşılamak yada bir pastanede oturmak, varyanttan denizin mavi sularını vapurun süzülüşünü izlemek, alış veriş yapmak için Konak a giden o dolmuşlarla seyahat ederlerdi. Öyle yolcular vardı ki, Orhan Gencebay'ın yeni çıkan kasetini dinlemek için Gaziemir’den Konak’a, Konaktan aynı dolmuşla, Gaziemire geri dönerlerdi.

Tabiki her mesleğin bir yada birçok kahramanları vardır 

Bizlere bizim öncemiz nesile hizmet eden tüm dolmuş sahiplerine şoför ve muavinlerine teşekkür ediyoruz.

Onlar sadece yolcu taşımadılar onlar taşıdıkları yolcularına sahip çıktılar güven verdiler yolcular huzur buldular onlar mecbur kalmadıkça KORNALARINA BASMADILAR SES KIRLILIGINE IZIN VERMEDILER parası olmayan yolcuları da taşıdılar tıraşlarını oldular kılık kıyafetlerine çok dikkat ettiler üsluplarıyla kibarliklariyla örnek oldular herzaman Gaziemir Seydiköy gibi bir ilçeyi temsil ettiklerini unutmadılar.

Tabi ki her mesleğin bir yada birçok kahramanları vardır. 

Bizlere bizim öncemiz nesile hizmet eden tüm dolmuş sahiplerine, şoför ve muavinlerine teşekkür ediyoruz.

Birde perdenin arkasında gibi duran, aslında sahnenin en önünde bulunan DOLMUŞÇULARIMIZIN bir-çok yükünü omuzlarında taşıyan, dertlere, sevinçlere, göz yaşlarına ortak olan bizim DOLMUŞÇULARIMIZIN, sıra düzenini sağlayan, hareket etmeleri için komut veren, yolcu düzenini sağlayan, daha önce sinemacılık, makinistlik, kahvecilik, yapmasına rağmen huzuru Gaziemir - Konak hattında, dolmuşçulara dernekçilik yapan, durakta su, gevrek, gazoz, limonata satarak gelirine katkı sağlayan efsane DEĞNEKÇI MEHMET POLAT amcamızı unutmak mümkün değil. Dolmuşları hareket ettirmen için çaldığın düdük sesleri hala kulaklarımızda çınlıyor Mehmet amca, mekanın cennet olsun.

Kaybettiklerimize rahmet diliyoruz, ışıklar içinde uyusunlar, aramızda olanlara sağlıklı bir yaşam diliyoruz.

İYİ Kİ VARDINIZ 

Not: KEMAL BİÇER Ağabeyime yazıya vermiş olduğu katkılardan dolayı çok teşekkür ederim 

Unuttuklarımız varsa AF OLA

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Yorum yazmak için üye girişi yapınız! Üye Girişi

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Reklam Alanı