Haber Üstü Reklam Alanı

Ana Sayfa / 

2020 Şahsım Siyaseti

31.12.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır



Dünya tarihinin gelmiş geçmiş en kötü yılları arasında, ilk sırada sayılabilecek bir yılın son gününe geldik. Doğa olaylarında sadece meteor taşının düşmediği bir yıl yaşadık. İzmir bin yılda bir yaşanabilecek büyüklükte bir depremi yaşarken 137 kişi enkaz altında kalarak can verdi. Deprem sonrası oluşan tsunami ile birlikte Sığacık’ta balıklar çarşı pazar gezintiye çıktılar, tekneler mürettebatsız denize açıldılar. 

Sadece İzmir’e kötülükler getiren bir yıl yaşamadık tabi ki. Tüm dünya, Mart ayı itibariyle Çin’de başlayan bir salgın hastalığın esiri oldu. Dünya bir anda farklı bir gezegene dönüştü. Milyonlarca insan Covid 19 Korona Virüsü nedeniyle hayatını kaybetti. Bu hastalık var mı, yok mu, varsa neden var, yoksa neden yok tartışmaları hala devam ediyor. Korona var mı, yok mu tartışmaları daha bitmemişken, bu kez aşı olalım mı, olmayalım mı, Çin’mi, Alman’mı, ABD’mi, İngiliz’mi aşısı olalım, yoksa yerli aşıyı mı bekleyelim tartışmaları, hastalık var mı yok mu tartışmaları devam ederken, uğursuz bir yılı bizlere tamamlattı. 

Ülke olarak Ekonomi de dibe oturduk. Hayatını günlük kazancı ile idame ettiren küçük esnaf açlığa, işsiz kalan işçiler sefalete itildi. Ekonomiden sorumlu damat bakan ortalıklarda yok, kaçak sarayda saltanat devri devam ediyor, şahsım devleti adalet dağıtıyor, sokakta yaşayan evsiz sokağa çıktı diye ceza yiyor, kadın cinayetleri önlenemez hale geliyor, üniversiteleri randevu evine benzeten öğretim görevlileri türüyor, ülkenin bu hale gelmesine sebep olan Babacan ile Davutoğlu umut oluyor, CHP hala halka umut olamıyor, aynı yerde sayıklamaya devam ediyor. 

Şahsım devlet anlayışı şahsım partime dönüştü, şahsım belediye anlayışı, onursal koordinatör mesleği yarattı, çikolata kutuları haraç toplama şekline büründü.  Yanlışa itiraz edenler toplumdan dışlanır oldu, biat edenler toplum insanı sayıldı, orta yolcular haksızlığa karşı susan dilsiz şeytan ile eş değerlik kazandı, orta çağda fahişelik, bilmem kaçıncı yüzyılda cadılık üzerene araştırma yapanlar kalbur üstü tutuldu, şahsım, ego, kibir ve ben anlayışı bu lanet yılda psikolojik bir hastalığa dönüştü ve insanların numaralanarak anıldığı bir yıla artık veda ediyoruz.

Corona Virüsü ve tedavi şekli ile hızla artan ölümler, adeta şaka gibi sevdiklerimizi aramızdan bir bir aldığı bir yıl oldu. Çok değerli siyasi mücadele arkadaşım, dostum Mustafa Kansu, gazetemiz yazarı Enver Kapı’nın annesi Azime Kapı annemiz, Dolmuşçu Kral Hüseyin Göker, Belediye Meclis Üyemiz İlhan Özköse’nin annesi Gülsüm Özköse, çocukluk arkadaşım Bayram Baysal, efendiliği ile çok yakından tanıdığımız pazarcı Hüseyin Kalyoncu, çok sevdiğim baba dostu, çocuk yaşta kahvehanesinde garsonluk yaptığım Yüksel Erdinç amca, takside çalışırken denk geldiğim, neşeli sohbet ettiğim Mümin Çetinkaya gibi bir çok isim, sadece son bir ayda şaka gibi aramızdan çekip gittiler. 

Ülke siyaseti şahsım ben anlayışına yenik düşerken, ilçemiz Gaziemir’de bu anlayıştan en fazla etkilenen ilçelerin başında geldi. Görevi talep etmesinde ve göreve gelmesinde, şahıs ve gazetemiz olarak çok büyük emeklerim olan şahsiyetin, esasında görevi niçin talep etmek istemediğini bugün çok daha iyi anlıyorum. Siyaseti izbe bir bürodan takip edenlerin, izbe bir ofise siyaseti taşımaları, toplum ilişkisinin ne kadar yetersiz olduğunu, ailesel boyutta ne kadar psikolojik sorunlarının olduğunu gözler önüne serdi. Bugün gün, son gününü yaşadığımız 2020 yılının son saatlerinde, ülke çapında eleştirel bazda trend topic olan ilçelerin başında geliyoruz. Geçtiğimiz son on yılda, bin bir emeklerle ve milyonlarca liraya mal olmuş bir çok sosyal proje, porta kapının arkasına bir bir bırakıldı. Şahsım ben ve havarileri, tüm ikazlara, uyarılara, eleştirilere rağmen başlarını kuma sokarak yaşamayı tercih ediyor.

Toplum uzlaşmasını sağlamayan, sivil toplum örgüt gücünü yok sayan, ben yaptım, ben getirdim, ben götürdüm, ben gördüm, ben kanını değiştirdim, siz ne anlarsınız, size mi soracağım diyerek, 20 yıldır sokağa çıkmayan halkın arasına karışmayan, Gaziemirlilerin arsalarını müteahhitlere peşkeş çeken zihniyetin baş tacı yapılması, biz az bile trend topic olduk dedirtti.  

Son olarak ister genelde, ister yerelde, ister sağ anlayışta, ister sol anlayışta bu kirli siyaset bir an önce değişmeli. Ben odaklı şahsım siyasi anlayışı ülkeyi felakete, yani diktatörlüğe götürüyor. Birkaç aykırı insanın fevri çıkışları ile bu iş düzelmeyecek. Siyaseti, timsah misali çalıların altına saklanıp avını parçalayıp, sadece ondan beslenmeye devam ederse, yakın zaman da o çalılığın altında hiç kuşkunuz olmasın bir birbirini yer bitirir. 

Allahtan uğursuz, kerametsiz, nasipsiz bir yılın son saatlerini yaşıyoruz. Yeni yılın, yeni umutlarla tüm dünya halklarına, sağlık, huzur, mutluluk, demokrasi ve özgürlükler getirmesini dilerim. 

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Yorum yazmak için üye girişi yapınız! Üye Girişi

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Reklam Alanı