Haber Üstü Reklam Alanı

Ana Sayfa / 

Deprem

10.11.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır



Mitolojinin en bilinen tragedyasında Oidipus’a, babasını öldürüp, annesiyle evleneceği, çocuklarının aynı zamanda kardeşi olacağı kehanetinde bulunulmuş, Oidipus bu kehanetten kurtulmak için, ülkesini terk ederek anne ve babasından çok uzak topraklara göç etmiş, gel gör ki evlatlık olduğunu bilmediği için, hiç tanımadığı öz babasını bir tesadüf sonucu öldürmüş ve hiç tanımadığı öz annesiyle evlenerek, dört evlat-kardeş sahibi olmuştur. Oidipus, kendince tüm önlemleri almış olmasına rağmen kaderinden kaçamamıştır.

Aradan geçen neredeyse 2.500 yıl sonra, bugün Oidipus gelse ve bugünkü aklımızla bize bu kehanetten kurtulmanın yolunu sorsa, ona çok basit bir tavsiyede bulunuruz; baban yaşında adamı öldürme, annen yaşında kadınla evlenme! Gayet kolay değil mi?

10 gün önce, bilimin artık şiddetini tereddütsüz hesapladığı, ancak en bilimsel verilerin bile politikacılar tarafından tartışıldığı ülkemizde, şiddeti 6.6 mı yoksa 7.0 mı olduğu haber kaynaklarının eğilimlerine göre değişen bir deprem yaşadık. Depremin Richter ölçeğine göre büyüklüğünü hangi rakamla ifade ederseniz edin, o an orada bulunan, o anı yaşayan her bir insan için ayrı bir tanımı, şiddeti ve büyüklüğü vardı depremin.. Evleri başına yıkılan, en sevdiklerini kaybederek dünyası yıkılan insanlar için 6.6 olması ile 8 olması arasında hiçbir fark yoktu, yürek yakan hikayeleri vardı sadece onların.. Bir felaket olmuştu ve bu felaket onları bulmuştu..

%92’si deprem kuşağında olan bir ülkede, büyük depremler olacağını söylemek kehanet sayılır mı? Daha önce defalarca deneyimlediğimiz, isimlerini çoktan unuttuğumuz insanların nice acı hikayeleri ile yüreklerimizi dağladığımız, meydana geldiği yere göre isim verip, kayıpların sayısıyla orantılı bir hassasiyetle yıldönümlerini andığımız depremlerimiz var bizim.. Gölcük Depremi, Van Depremi, Sakarya Depremi, Erzincan Depremi, nihayet esaslı yıldönümlerine layık İzmir Depremi.. Depremlerle bu kadar çok yıkım ve acı yaşanan bir coğrafyada deprem olacağını söylemek kehanet midir? Eğer cevabınız hayır ise, bunca acıyı yaşayanlara, felaketin bulduğu insanlara bunun bir kader olduğunu da söyleyemezsiniz.

Ve 10 gündür, %92’si deprem kuşağında olan bir ülkenin yöneticileri, bir kehanetle değil, bilimsel verilerle göstere göstere gelen depremde,  bunca kaybın, zararın  olmaması için yapılması gerekenleri yapmadıkları için zerre kadar pişmanlık, utanç duymadan, bu yıkıcı olayı iyilik yapma ve yaptıkları –topladıkları- iyiliklerle kendilerini tekrar tekrar pazarlama fırsatı olarak gördüler. Sorumluluk alma konusunda genetik bir güdüklüğün pençesinde, belediyelerin merkez yönetimlere, merkez yönetimlerin kahpe feleğe pasladıkları, hatta bazılarının “vatandaşın depreme dayanıksız evde yaşama tercihine” atfettiği kusurlar ve ihmaller silsilesinde, her şey olup bittikten sonra yardıma koşmak, en çok iyilik yapma yarışında ipi gururla göğüslemek en yüce hizmet sayıldı..

Hikayenin sonunda kehanetten kurtulmak için elinden geleni yapmış olmasına rağmen, kaderinden kaçamayan Oidipus, “tüm bunları göremediyse bu gözler ne işe yarar” diyerek kendi elleriyle gözlerini oyar ve kör bir şekilde hayatını sürdürmek üzere ülkesini terk eder.

%92’si deprem kuşağında olan bir ülkede, depreme karşı önlem almayan, önlem almamış olmanın sorumluluğunu da almayan, kendisi yüzünden yıkılan ocaklara, kaldırılan cenazelere yardımı bir lütuf, yüce gönüllülük sayan, cümle yöneticilerimize bir tragedya ithaf etmek istesek, mitolojide belki kötülüğüyle nam salmış tanrı Ares ilham verir bize..

Ama bana sorarsanız, buradan bırakın bir tragedyayı, Yeşilçam filmlerindeki, öldürdüğü adamın ailesini ömür boyu bakan “delikanlı kabadayı” hikayesi bile çıkmaz! Olsa olsa yeni bir versiyon olur o meşhur seriye; Kurtlar Vadisi- DEPREM!

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Yorum yazmak için üye girişi yapınız! Üye Girişi

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Reklam Alanı