Haber Üstü Reklam Alanı

Ana Sayfa / 

Kata ve Ranta Kurban Gittik

1.11.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır



İzmir’de yaşadığımız 6.9 şiddetinde deprem sonrası,  Bornova ve Bayraklı’da yakılan binaların  altında  kalarak ölen hemşehrilerimizin acıları, kalbinde insan sevgisi yaşayan tüm dünya halklarını derinden üzdü.

Deprem yaşamımızın bir parçası, depremle yaşamaya alışmalıyız. Deprem, binlerce kilometre  kareyi kapsayan bir alanda etkisi olan bir doğa olayı. Binlerce yıldır, milyonlarca deprem olayı yaşandı, dünya var oldukça da yaşanmaya devam edecek.

Deprem sonrası çöken binaların altında kalarak ölen veya yaralanan insanlarımız, malesef gözünü para hırsı bürümüş, insanlıktan nasibini almamış, rant peşinde koşan müteahhit  ve  bu ranttan çıkar elde eden, suça ortaklık eden inşaat mühendisi ve haksız rant elde edilmiş binaya olumlu rapor veren yerel yöneticilerin  eseridir. 

Bir koyup, milyonlar kazanmayı hedefleyen bu hırsız müteahhit ve suç ortakları çetesi, işlenen bu cinayetlerin baş sorumlularıdır. Bu rant çeteleri her zaman yüksek katlı binalar yapmak , satacak alanları çoğaltmak, yeşil alanları daraltmak amaçlı mühendislik çalışmasının yapılmasını ister. Eğer o bölgede yüksek katlı bina yapmak olanağı yoksa, iki yüzlü hain siyasileri kullanmak ister. Eğer iki yüzlü hain bir siyasi bulamazsa, iki yüzlü, hain siyasilerin göreve gelmesini sağlar. 

1999 Marmara depremi sonrası, çöken binaların altında kalarak ölen binlerce insanımızın katilinden biri müteahhit Veli Göçer’di.  2011 Van depreminde çöken  Sevgi Apartmanında, 39 kişinin ölümüne neden olmaktan yargılanan,  müteahhit ve inşaat mühendisinin beraat etmesi toplum vicdanını derinden yaralamıştı.  Aynı olaylar, tüm deprem sonrası çöken binalarda ölen, insanlarımızı toprağa verdikten sonra günlerce tartışmalara neden olan konuların başında geliyordu. 

Bu gün yine aynı konu başlıkları karşımıza çıktı. Bu kez yer maalesef yazmakta bile çekiyorum, İzmir 30 Ekim 2020 depremi.  Bornova ve  Bayraklı ‘da yıkılan binalarda şu an itibariyle arama kurtarma çalışmaları sürüyor, kaybettiğimiz insan sayısı 58….

Bornova ve Bayraklı ilçelerimizde, deniz seviyesinde bulunan bir alana, güçsüz bir zemine inşa edilen, katı ve rantı yüksek binalar, Mahir kardeşimiz ve annesine, Burcu, Dila ve Annelerine, Alp Cengiz’e, Buse’ye, Avukat Birgül ve Ferda Murat gibi onlarca insanımıza maalesef mezar oldu.  Yani kata ve ranta kurban gittiler.

Gaziemirin çok şükür bu büyük depremde, korku ve panik haricinde yaşadığı bir acısı olmadı. Gaziemirliler yaşadığı korku paniğini atlattıktan sonra Bornova ve Bayraklı’dan gelen acı haberlerle üzüntüye boğuldu. Deprem sonrası İzmir’in yaşadığı en büyük sorun maalesef trafikti. İzmir şehir merkezi, çevre yollar ve otoban da trafik, durma noktasına geldi. Afet alanına acil yetişmesi gereken görevliler zamanla yarışın olduğu bu dakikalarda sıkışan trafiğin içersinde adeta hapis kaldılar. Bu depremde çıkarmamız gereken en büyük ders, Trafik oldu. 

İlçemiz her ne kadar bu depremden etkilenmese de, ileride olabilecek  bir depremden etkilenmeyecek anlamına gelmez.  Geçtiğimiz Mart ayı Gaziemir Belediye Meclis toplantısı 1. Birleşiminde Belediye Meclis Üyesi olarak verdiğim iki önergeden biri  olan ‘’ Yıkıcı bir deprem sonrası, oluşabilecek doğal afet ve çevre felaketleri nedeniyle mağdur olacak ilçe halkımızın, zorunlu ihtiyaçlarını karşılamak anlamında Acil Afet Koordinasyon Merkezinin kurulması’’ talebim,  dokuz aydır  Gaziemir Belediye Meclis gündeminde.  Umarım en kısa sürede önergem konusunda belediye  meclisimiz gerekeni yapar. 

Gaziemir’de bulunan  38 afet toplanma merkezlerini bakımlı tutmak, elektrik, su , yemek ve tuvalet ihtiyaçlarını karşılayacak bir alt yapıyı hazırlamak, gerekli çadır sayısını deposunda bulundurmak, arama kurtarma çalışmaları yapacak personeli belirlemek,  eğitimli hale getirmek ve afet koordinasyon merkezi kurmak, yerel yöneticilerin sorumluluğundadır. 

Gaziemir ilçemiz her ne kadar sağlam bir zemin üzerine inşa edilse de, 1999 deprem sonrası yönetmeliklere uygun bina sayımız çoğunlukta olsa da, ilçemizde şu anda halen içersinde binlerce kişinin yaşadığı, yüzlerce deprem yönetmeliğine göre yapılmamış, yapı tehlike altında. 

Yerel yöneticiler deprem sonrası yıkılan onlarca kişiye mezar olan binaların etrafını çevirmek istemiyorsa, mağdur olan binlerce kişiye yardım elini uzatamıyorsa, ihtiyaçlarını karşılayamıyorsa, kaosu yönetemiyorsa, bu olaylara hazırlıksızsa, sadece egolarını tatmin edecek icraatlar hayata geçiren bir anlayış sergiliyorsa, bilin ki o ilçe kata ve ranta kurban gitti. 

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Yorum yazmak için üye girişi yapınız! Üye Girişi

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Reklam Alanı