Haber Üstü Reklam Alanı

Ana Sayfa / 

Hainlik Kutsal Bir Görev midir

24.2.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır



"kötülük değil, korkudur hainliğe iten kişiyi."  ‘hainlik, vefasızlık, itimadı kötüye kullanmak, sözünde durmayıp oyun etmek demektir’, ‘Hainlik edenler de yaratılışın negatif kuvvetleridir’,’ Nasıl ki şeytanın tuzağı hep zayıfsa, hainlerin de hilesi hiçbir zaman başarıya ulaştırılmaz’, ‘İhanet büyük yalanlarla değil, küçük sırlarla başlar’, ‘Bilmeden yapılan hata yanlışlıktır, bilerek yapılan hata ise ihanettir’, ‘Yüreksizlerin cesaret edebilecekleri tek şey, ihanettir’, ‘Kimse yıllarca yaşadığı için ihtiyarlamaz, ideallerine ihanet ettikleri zaman yaşlanırlar’ 

İktidarını korumak için,  tahtta daha uzun süre kalmak için, kendi öz kardeşini gözünü kırpmadan katleden Osmanlı geleneğini sürdüren bir nesillin temsilcileri olarak, yukarıda hainlik üzerine google’da karşımıza çıkan sözcüklerden sadece bir kısmını paylaştım. Bunlardan bir çoğu da, bir çoğumuza cuk diye oturuyor zaten. 

Hainlik üzerine yazılmamış sözlerde vardır. Bir grubun idealleri uğruna mücadele ediyormuş gibi görünüp, mücadeleyi içerde yavaşlatıp, hızını keserek o grubun amacına ulaşmasını engellemekte, ihanet sözcüleri arasına girmeli. Ben varsam demokrasi var, ben yoksam demokrasi yok anlayışını savunmakta ihanet sözcükleri arasına girmeli. Ekonomik çıkar için, siyasi bir anlayışı kullanmakta, o siyasi anlayışı savunanlara da ihanettir, sözlüğe girmeli, hatta altı kalın çizgili, büyük büyük harflerle yazılmalı, gelecek  nesiller daha rahat okusun, anlasın ve görsün diye.

İhanet maalesef yaşamın her noktasında hep karşımıza çıkıyor, bakıyorsun bin yıllık evlilikler ihanete uğruyor, kardeşler arası mal kavgasında ihanetler diz boyu, evladın anaya, babaya ihaneti, babanın, ananın evladına ihaneti, cami avlusuna bırakılarak ihanete uğrayan bebekler, ihanete uğrayan dedeler, nineler, hayvanlar, ağaçlar, kuşlar ve canlılar, ihanet etmek kutsal bir görev sanki, etimize kanımıza, en hassas damarlarımıza kadar işlemiş sanki. Osmanlı gelenek, görenek, örf ve adetlerini sürdürmek kutsal bir görev sanki. Hani bir söz var, ‘Yeri ve zamanında edilen bir küfür, insana hacca gitmiş kadar sevap kazandırır’ diye. 

 İhanetin en tehlikesi yüzüne gülüp arkadan kuyusunu kazmaktır. Son günlerde en fazla revaç olan ihanette, dostu gibi görünüp, arkasından kuyu kazmak ihanetidir.  Yüzyıllardır toplum içersinde bir virüs gibi yayılan ihanet, genetik yapılara da yansıyarak babadan oğula geçebiliyor. Menfaat uğruna bir gün önce kötü dediğine, ertesi gün iyi diyen hain insan oğlu da, emin olun bu toplumun vazgeçilmezi durumunda. 

Bu kadar hainlik içersinde yoğrulmuş bir toplum yapısından sıyrılmanın tek yolu, idialler uğruna mücadele etmektir, dürüstlük, ilkeler vazgeçilmezi olmalıdır. Her türlü koşulda, doğru bildiği yolda mücadele etmektir. Bu yazının amacı, toplumun kanayan bir yarasına ‘bence’ bir parmak basmaktır. Bir kişi veya kişileri tarif etmek, suçlamak, adres göstermek gibi bir derdi yoktur. Yarın veya öbürsün gün, telafisi olmayan bir olgunun önüne geçmektir. Geçmişte yapılmış, siyasi veya ekonomik hainliklerden ders çıkartılmasını sağlamaktır. Bu tip hatalardan uzak kalınmasını sağlamaktır. Hainliğin kutsal bir görev olmadığını hatırlatmaktır. 

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Yorum yazmak için üye girişi yapınız! Üye Girişi

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Reklam Alanı