Haber Üstü Reklam Alanı

Ana Sayfa / 

Umutsuz Yarınsız

10.9.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır



Yirmi Dört Haziran seçimleri bitti, fakat sonuçları ve etkisi hala devam ediyor. Seçim öncesi başlayan ekonomik kriz süreci, seçim sonrası adeta hortladı. Önüne ne gelirse alıp götürmeye başladı. Şimdilerde AKP tabanı yok üretelim, dışarıya bu kadar muhtaç olmayalım demeye başladı. Ülkeyi aile şirketine çeviren tek adamlık anlayışı, seksen günde ülkeye ‘dönülmez akşamın ufkundayım, vakit çok geç’ dedirtdi.

Yıllarca Amerikan Emperyalizmine uşaklık eden, Bob eş başkanıyım diyerek Orta doğunun içine eden eş başkanlar, dış güçlerin oyunlarından şikayet ediyor. Yıllarca dış güç olarak başka ülkelerin iç işlerine karış, Suriye’deki Cihatçı teröristlere hamilik yap, milyonlarca insanların katledilmesine ortak ol, büyük bir projenin içerisinde yer al. Ne demişler çalma başkasının kapısını, çalarlar kapını.

Uzun zamandır geliyorum diyen ekonomik krizin daha yeni başındayız. Ayakkabı kutularından yastık altına giren dövizler her geçen gün değer kazanırken, bu yetmezmiş gibi, devletin malı deniz yemeyen domuz gibi, yiye yiye bitiremedikleri Halk Bankasından gece yarıları yarı fiyatına döviz alıp götürebiliyorlar. Bu bankanın şaibeli genel müdürü elini kolunu sallayıp dolaşırken, genel müdür yardımcısı bir başka ülkede tutuklu, Sarraf ne oldu, ne alemde bilinmiyor.

Dana etinin şarbonlu, tavuk etinin antibiyotikli, bakliyatın gdo’lu olduğu ülkemizde ne yiyeceğimizi şaşırdık. Eğitimi bitirdik, sağlığın içine ettik, seçimlerimiz şaibeli, demokrasimiz askıda, özgürlük her geçen gün kısıtlanıyor, laiklikten söz eden yok, Stk’lar yok, sendika desen o, çoktan sizlere ömür, medya, havuz olmaktan çıktı, denize dönüştü, küçük, büyük, orta ölçekli bütün esnaf, batayım mı, batmayım mı çizgisinde, iktidar partisinin il başkanı vali, ilçe başkanı doğal kaymakam olarak hizmet verme aşamasına geldi. Artık doları, euro yu ve altının ne kadar yükseldiğini dahi, merak etmiyoruz. Hani tecavüzden kaçamazsanız ondan zevk almanın yollarını arayacaksın hikayesi.

İktidarın bu kadar aymazlığına karşı, halkın değerlerini savunacak, örgütleyecek, muhalefeti yükseltecek siyasi anlayış ile iktidar olmayı bırak, bari muhalefet ol bari dedirten CHP genel merkezi adeta yokları oynuyor. CHP’sinin Genel Başkanına güvenin bu kadar azaldığı doksan beş yıllık tarihinde bir dönem olmadı. CHP genel merkezinin uyguladığı siyasi politikaların tamamı bu güne kadar duvara çarpmıştır. Sarı öküzü vermeyeceğiz, milletvekili yemini etmeyeceğiz, dokunulmazlıklar, milletvekili, belediye başkan adayları belirleme şekli ve şemali, myk, genel başkanın liderlik vasıflarından çok uzak olması, seçim geceleri örgütü yalnız bırakması, bir hafta sonra saçma sapan açıklama yaparak oy kaybına, seçimi kaybetmemize rağmen duvar yıktık, bir daha ki seçim duvarın kalan kısmını yıkacağız diyerek, siyaseti bilen tüm ahaliyi kendine bu güne kadar güldüren bir genel başkan olmadı. Ülkenin tek adamlık aile sultasına girmesine kızan, üzülen, öfkelenen, morali sıfıra inen yurtseverlerin umutsuzlukları nedeniyle, sandığa küsme lükslerine ülkeyi terk etsinler, akp’ye oy versinler açıklaması abesi iştigalden öte, ihanet kokuyordu.

Aynı suda ikinci kez yıkanılmaz denmesine rağmen, dokuzuncu kez aynı suda yıkanmaya çalıştığımız Kılıçdaroğlu kaptanlığındaki gemi karaya oturdu. Enis Berberoğlu, Selahattin Demirtaş ile birlikte bir çok milletvekili, CHP genel başkanına bunca uyarıya rağmen, politika yanlışlığı yaparak, partisini bitirme noktasına getirdi. Sıradan bir CHP seçmeni dahi gelecek ile ilgili politikalar üretirken, CHP Genel merkezi ertesi güne politika üretemeyerek sıradan bir seçmenin dahi gerisine düştü. Türkiyenin bugününü, yarınlarını, bizlerin, çocuklarımızın ve torunlarımızın siyasi geleceklerini bir projeye heba etti. Sadece Tayyip Erdoğan değil, CHP seçmeni de kandırılabiliyormuş.

CHP, parti seçmeni ve örgütünü tıpış tıpış sandığa götüren genel başkanın, yapmış olduğu siyasi hatalar, ülkenin gelecek on yıllarını çalmıştır. Daha fazla hata yapmasına izin vermek istemeyen kurultay delegeleri, kurultayın toplanması adına imza vererek bu yanlışa dur demişlerdir. Genel Merkezin kurultay toplanmasın siyasetine entrikalarına destek verenler tarihi siyasi yanlışın içine düşmüşlerdir.

Sorun Ali’nin gitmesi, Veli’nin gelmesi değildir. Sorun Myk’nın bir kısmının değişmesi değil, komple siyasi çizginin gerçek bir sol parti anlayışına çekmektir. 24 Haziran seçimleri sonrası morali sıfıra inmiş örgüt emekçilerini ayağa kaldıracak tek yol, yerel seçimlerde belediye başkan ve meclis üyelerini ön seçimle belirlemektir. Ben atadım siz seçin anlayışı CHP’de iflas etmiştir. Tıpış tıpış bitmiştir. CHP örgüt ve seçmenini ayağa kaldıracak tek yol ön seçimdir. Genel merkezin adayları anketle, Stk’lar la, halka sorarak, merkez yoklaması ile belirleyeceğiz gibi deli saçması açıklamaları, chp seçmeninin aklıyla dalga geçmesiyle eş değerdir.

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Yorum yazmak için üye girişi yapınız! Üye Girişi

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Reklam Alanı