Haber Üstü Reklam Alanı

Ana Sayfa / 

Halkın İttifakı Deyince

8.6.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır



Türkiye tarihinin en önemli seçimine günler kala, siyasi partiler, adaylar meydanlarda  propagandalarını yapıyor, vaatlerini açıklıyor, manifestolarını okuyorlar, renkten renge, kılıktan kılığa giriyor, şirin görünüyor, kızıyor, tehdit ediyor, hakaret ediyor bazen de melek gibi oluyorlar. 

Tam on altı yıldır iktidar olan AKP, sermaye sınıfına pastanın büyük kısmını verirken, her geçen gün biraz daha fazla yoksullaşan halk kesimine ise, aynı Kemal Sunal’ın filminde olduğu gibi yemeğe camdan bakmasını, ekmeğini camın içinde dönen tavuğa dışarıdan banmasına izin vererek karnını doyurmak, din söylemleri ile tatlı gıdasını karşılamak oldu.

AKP iktidarı, 2010 anayasa değişikliği ile özgürlük ve adalet kavramlarını yok etmiş, daha sonra yaptığı bir başka anayasa değişikliği ile de bu kez Cumhuriyet’in değerlerini yok ederek, parlamentonun sesini keserek iktidarını sürdürmek istiyor.

Her türlü hile ve hurdaya açık, ne olduğu belli olmayan ucube bir yönetim biçimini uygulama arifesinde, siyasi partiler kurdukları ittifaklarla seçime hazırlanıyor. Yüzde onluk seçim barajını on altı yıldır kaldırmayan, sözde içinde adalet geçen parti, koalisyonlar bitecek demesine rağmen yüzde birlik partiler söz sahibi oldu. Cumhur ittifakı adını verdikleri eski MC hükümetleri anlayışı ile ülkeye demokrasi ve özgürlük getireceğiz vaatleri verip, bir kaç kuruş sadaka ile yoksul halkın oylarını alıp, tekrar iktidara gelip, yıllardır yaptıkları gibi sermaye sınıfına hizmet etmek olacaktır. 

İlk kez uygulanacak bu sistemi en iyi derecede değerlendiren, okuyabilen parti CHP oldu. Diğer muhalefet partileri ile kurduğu Millet ittifakı ile seçim barajını neredeyse sıfıra indiren Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Partinin seçimlere katılması, Akşener’in başkanlığa aday olabilmesi için her türlü özveriyi gösterip, Millet İttifakının parlamentoda çoğunluğu alabilmesi için güzel bir çalışma yaptı. CHP Genel Başkanı her ne kadar milletvekili aday listesinde örgütten gelen tüm milletvekili ve adayları listesine almayarak yapmış olduğu yanlışa, adaylar alanda çalışarak gerekli cevabı genel başkanlarına vermişlerdir. Listede hem de üst sıralarda aday gösterilen amiraller kaptan köşklerinde yan gelip yatarken, ön seçimde ceketini assa uzak ara liste başı olacak Musa Çam, aday listesinde olmasına kesin gözüyle bakılan Gaziemir’in genç siyasetçisi, örgüt emekçisi Umut Tekin listede yer almamasına rağmen, çapacı Tacettin Bayır, altıncı sıraya konulmuşken alanları dolduran yine onlar oldular.

AKP ve MHP Cumhur, CHP, İYİ ve SP adını Millet İttifakı koydukları ortaklıklarla seçimlere giderken, CHP’nin başkan adayı Muharrem İnce, kısa bir sürede alanlarda söylemleriyle doğal Halk İttifakını kurarak, taraflı tarafsız tüm halkın desteğini arkasına almayı başardı. Her mitinginde veya televizyon söylemlerinde yaptığı doğru analizlerle, taraflı tarafsız seçmenlerin desteğini arkasına alan Muharrem İnce, tek başına kurduğu benim Halk İttifakı dediğim birliktelikle, iktidarı sallamaya devam ediyor. Eğer değişimin zamanı geldiyse işte tam sırası dedirtecek, halkın çıkarsız birlikteliğinin önünde kimse duramaz dedirten, pratiğini hayata geçirmek üzere ince ince. Bu güne değin her seçim anket tablolarının vaz geçilmezi Kararsız seçmen varsa eğer, birde gerçekten kararsızsa eğer, bu kadar doğru söylemden, Halk İttifakından etkilenip oyunu sandıkta kullanmıyorsa ben o kitleye artık kararsız seçmen değil, kafasız seçmen diyeceğim.  Halk İttifakının vermiş olduğu bir başka derste, kendini değişmez olarak gören, gücü oturduğu koltuktan alan tüm siyasileredir. Geriye fazla tahribat bırakmadan bırakmayı bilmektir siyasi erdem.

Muharrem İnce, Cumhuriyet Halk Partisinin adayı olarak Cumhurbaşkanlığına aday gösterildiği andan itibaren, çıkardığı parti, taktığı Türk Bayrağı rozeti ile katıldığı, miting ve televizyon programlarında gösterdiği performansla, hem oyunu CHP’nin çok üzerine çıkardı, hem de Tayyip Erdoğan’ın kimyasını bozdu. Özellikle Erdoğan, geleceğe yönelik Kıraathane vaadi verirken gelecek vizyonunu, her evde buzdolabı bulunmasını kendi icraatı, köpeklerin çektiğin ambulans benzetmezi ile geçmişi hatırlatması, gerçekten Erdoğan’ın kimyasının bozulduğunun bir göstergesi oldu. Uzun yıllar sonra hiçbir zorlama olmadan, kendiliğinden alanları dolduran milyonların kararlılığı, seçimlerin vazgeçilmezleri kararsızların tam desteği ile Muharrem İnce’yi ilk turda seçtirmek olacaktır.        

24 Haziran baskın erken seçimlerinde AKP’nin gözü, seçimlere adeta tutsak giren TBMM’nin üçüncü büyük partisi HDP’nin oylarında. AKP’nin bütün seçim stratejisi, HDP’yi baraj altında bırakmak üzerine kurulu. 7 Haziran genel seçimlerinde sol yapının HDP’ye verdiği desteği çukura gömen PKK’lılar, ne kadar sol ideolojiden yoksun olduklarını bir kez daha gösterdiler. Sol güçler o dönemde PKK’ya değil, Selahattin Demirtaş’ın fikir söylemleri üzerine tercihlerini HDP’den yana kullandı. Bu şansı o dönemde heba eden Kürt siyasiler, bir kez daha AKP karşıtlığı nedeniyle sol seçmenin tercihi haline geldi. Her türlü milliyetçiliğe karşı olan sol seçmenin, 24 Haziran seçimlerinde tercihi büyük oranda yine HDP olacaktır. Eğer Kürt siyasiler, bu tercihleri yine kendi düşüncelerine destek olarak algılarsa, değil AKP karşıtlığı, onları artık hiçbir karşıtlık bir daha tercih olma haline getirmeyecektir. 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Yorum yazmak için üye girişi yapınız! Üye Girişi

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Reklam Alanı