Haber Üstü Reklam Alanı

Ana Sayfa / 

Yaşarken İnsan Olacaksın Öteki Dünyada Rahat Edeceksin

25.1.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır



1980 Askeri darbesi sonrası darmadağın olan Türk Solu, aradan geçen otuz sekiz yıla rağmen bir türlü derlenip toparlanamadı, İktidara alternatif siyasi politikalar üretemedi. Özellikle Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğinin dağılması ile tüm dünyada gerileyen Sosyalist anlayışa karşı Kapitalizm, tam bir zafer kazandı.

Darbe sonrası Türkiye’de ‘bizim oğlanlar başardı’ açıklaması yapan ABD’nin iktidara getirdiği siyasi partiler, aldıkları kararlarla ülkemizi tam bir sömürge haline getirdi. 80 öncesi her gün yeni bir sol franksiyonla uyanan ülkemizde, bu bölünmeleri kimlerin yaptığı, niçin yaptığını bugün çok daha iyi anlıyoruz. O dönemde ABD emperyalizmine karşı çıkan, ülkenin tam bağımsızlığını savunan, üreten biziz yönetende biz olacağız diyenlere camilerden, ülkü ocaklarından çıkıp saldıran sözde milliyetçilerin hizmetleri karşılıksız kalmadı. O dönemden bu yana hep iktidar oldular. 

1984 yılında ABD’nin kanatları altında faaliyetlerine başlayan Kürt Milliyetçiliği silahı, tam otuz dört yıldan bu yana her gün canımızı yakmaya, masum yoksul halkın çocuklarının canlarını almaya devam ediyor. Uzun yıllar ABD’nin temsilciliğini yapan, her gördüğü askeri darbe sonrası biraz daha sol anlayışa yakın söylemler yapmaya başlayan Süleyman Demirel partisi DYP ile kısıtlıda olsa, dünyaya sol pencereden bakan Erdal İnönü’nün partisi SHP’nin, 1991- 1995 yılları arası kurdukları DYP-SHP koalisyonu halkın umudu olurken, Kürt sorununu çözmeye tam yaklaşmışken, ABD uşakları bir otobüs dolusu masum yoksul halk çocuğunu Bitlis’te kurşuna dizerek öldürmesi, bizleri taaa bugünlere kadar taşımıştır.

O dönemde MİT’in içersinde, Genelkurmayın içersinde görev yapan ABD uşakları bu kirli savaşa devam dediler, barışı istemediler bu güne kadar on binlerce Türk’ün, Kürt’ün canına kıydılar. O dönemden bu yana her geçen gün büyüyen palazlanan ABD uşakları, birde kadrolarına sesi güzel, yalanı bol, İslam dini temsilcilerinden Fettullah Gülen’i kadrolu elemanları yapınca, Beyaz Saray’da, İsrail’de şampanyalar patlatmışlardır her halde.

O günden bu yana, Fettullah Gülen’in kayığına binmeyen, dur hocam bende bir iki kürek çekeyim demeyen sağcı, solcu siyasetçi yoktur her halde. Bir dönem Pensilvanya, bir dönem Okyanus ötesi olarak adlandırılıp, adına şarkılar türküler yazılan, sümüklü peçetesi dahi kutsal sayılan bu kişinin ekmeğini yiyen, suyunu içen iflah olmuyor. Daha geçtiğimiz günlerde Dikili’de, Süleymancılar cemaati öğrenci yurdunda ortaya çıkarılan çocuk tacizlerine ses çıkarmayan, bir kereden bir şey olmaz diyenlerin, kesin çocukluklarına inmek gerekiyor. Her neyse konumuz ABD ve uşakları, çocuk tacizleri değil.

Solcular, Kahrolsun Amerikan Emperyalizmi, Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye sloganı attıkça bölündü, parçalandı, daha on yedi yaşında idam edildi, işkence tezgahlarından geçti, sağcılar el üstünde tutuldu, çocukları ABD’de, İngiltere’de okutuldu daha o yaşlarda efendilerine nasıl hizmet edeceği anlatıldı ve öğretildi.

Savaş meydanlarında kurulan sol partilerden, plazaların çatı katlarında, Hans’ların, Richard’ların, Femand’ların, Barned’lerin, katkılarıyla kurulan plaza partiler dönemine geçtik. Tarihin akışına göre Plazalarda kurulan partiler plazalara hizmet eder, meydanlarda kurulan partiler halka hizmet eder. Tabi ki meydandanlar da kurulan partiler, plazalar tarafından ele geçirilmediyse. 

1984 yılında ABD’nin desteğini arkasına alan Kürt Milletçileri, ABD’nin uydusu olan İsrail tarzı bir devlet kurma hayallerini gerçekleştirmek için ülkemizde bir kez daha harekete geçtiler. Uzun yıllar sonra Ortadoğu’yu yeniden şekillendirmek için harekete geçtiler. Libya’yı, Irak’ı, Mısır,ı, Ürdün’ü, şekillendirdiler, devlet başkanlarını diktatör ilan ettiler, en iyi yaptıkları işi bölüp parçalayıp yok etmeyi bir kez daha başardılar. Plazalarda kurulan partilerin liderlerini iktidara getirdiler.

Ortadoğu’da süren yeniden şekillendirme sırası, 2011 yılında Suriye’ye gelmişti. Yıllardır Suriye’yi yöneten Esad aynı, Mubarek, Saddam, Kaddafi gibi birden diktatör ilan ediliverdi, kardeşim Esad gitti, katil Esed geldi, sanki Türkiye’de cami kalmamış gibi bazılarımız Emevi camisinde Cuma namazı bile kılmaya kalktı. Yani bu kez kendi ayağımıza kurşun sıktık. Türkiye’yi yönetenler eğer diktatörse, bu Türkiye’de yaşayan halkların sorunu, neden Suriyelilerin sorunu olsun, mücadele etsinler, çalışsınlar, çabalasınlar iktidarı ele geçirsinler. Eğer bu mücadele sınıf mücadelesi ise bir başka boyut kazanır. 

Suriye’de yönetimi devirmek isteyenler, Plazaların çatı katlarında kurdukları İslami Terör Örgütlerine her türlü desteği verdiler. Para, silah, adam, eğitim, barınak, sağlık, ulaşım, sosyal hayat hizmetleri sundular. Kendi halklarına çok gördüğü bu hizmetleri, katil sürülerine pervazsızca sundular. Kah Kürt milliyetçileri ile kah İslami terör örgütleri ile düşüp kalktıkça o ülkede terör azdı, çarşıda, pazarda, yolda, otobüste, parkta bombalar patlamaya başladı, spor toto oynar gibi Kürt milliyetçilerimi, İslami terör örgütümü patlattı diye açıklamalar beklendi o ülkelerde.

Bu gün yaşadığımız savaş durumunu bir Atasözü ile anlatmak mümkün ‘Zamanında Yediğin Hurmalar Şimdi Gelir Seni Tırmalar’. Emperyalistlerin ipiyle kuyuya inenler, bilin ki o kuyuda kalırsınız. Bu yaptığınız kirli anlaşmalarla o hurmalar gelip sadece sizi tırmalasa, sadece siz o kör kuyuda kalsanız bizler için hiç sorun yok. Fakat bugün benim kan ve gözyaşı ile savaş meydanlarında kurulmuş eşsiz doğası ile güzel vatanımda, mutlu insan, şehit adının verilmediği bir sokak, bir okul, bir meydan kalmadıysa şehidin son arzusu bir okul yaptırılması oluyorsa, çuval çuval para çalanlar günahlarını hafifletmek için imam hatip, cami yaptırmaya kalkıyorsa, bilin ki bunların size faydası olmaz…. 

Yaşarken İnsan olacaksın… Hak Hukuk Adalet diyeceksin… öteki dünyada rahat edeceksin…

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Yorum yazmak için üye girişi yapınız! Üye Girişi

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Reklam Alanı